Aylar önce bıçağın kemikte olduğunu söylemiş, sevgili Hasan Hüseyin’in “Topraksa paylaşılmış kıyılarsa yağmalanmış/(…)/umut hacizde,” diye tanımladığı duruma dikkat çekmiş ve en geniş bağlamlı muhalefet, itiraz ortaklaşması için çağrıda bulunmuştuk. Sonrasında dünya ve ülke tablosunu “açık emperyalizm ve açık faşizm” olarak tanımlamıştık:
“ABD seçimlerinde Elon Musk, Jeff Bezos ve Mark Zuckerberg dahil ülke milyarderlerinin yaklaşık 2 milyar dolar harcayarak Trump’ın seçimi kazanmasını sağladığı bilgisiyle beraber bugün ABD’nin dünya ölçeğinde dayattığı politikalar düşünüldüğünde, seçimlerin giderek anlamsız hale geldiğini görmek zor olmayacaktır.”
Biz bu uyarıyı yaptığımızda Özgür Özel’in normalleşmesinin, DEM’in süreç tokalaşmasının niteliksizleştirici etkisi, kimilerinin hala sandıkla iş yapabileceğine dair beklentileri devam ediyordu.
Gazze’de ABD ve İsrail, ateşkesi yarıda kesip yok etme ve soykırım saldırılarını tekrar başlattı. ABD ve ortakları Yemen’i bir kez daha ateşle sınmaya karar verdi. Alevi katliamının en sıcak anında SDG’nin HTŞ ile mutabakat imzalaması, Alevi katliamını, sanıldığı veya iddia edildiği gibi durdurmadı. Devamında da Colani’nin 5 yıllık “tek adam anayasası” devreye girdi. Emperyalizmin aparatı HTŞ bir taraftan Alevi katliamını sürdürürken diğer taraftan Lübnan’la üçüncü sınıf bir yalanla/senaryoyla gerilim zemini oluşturdu.
Ve bu sabah ülke, anlamak istemeyenlere de sıranın geldiğini gösteren gelişmelerle uyandı. Göstere göstere gelen Ekrem İmamoğlu diplomasının iptali dün gerçekleşti; bugün de İsmail Saymaz dahil çeşitli gözaltılarla beraber Ekrem İmamoğlu’nun da sabah saatlerinde evine gelen yüzlerce polis tarafından “suç örgütü lideri” iddiasıyla gözaltına alındığı, bu çerçevede tasarlandığı anlaşılan ve yüzlerce kişiyi kapsayan gözaltıların sürdüğü haberi basına düştü.
Gözaltıların peşinden İstanbul Valiliği’nin dört gün boyunca gün gösteri, basın toplantısı ve eylemlerin yasaklandığına dair kararı geldi.
Dünyada olduğu gibi bölgede de ülkede de gerçekte sözün bittiği yerdeyiz. Ancak en yazık ki durması gereken yeri ve tutması gereken eli karıştırma hali devam ettiği için filli gerekliliklerin yanında söz söylemeye de devam edeceğiz.
Daha çok emperyalizm, daha çok faşizm
Bir kez daha görülüyor ve gösteriliyor ki emperyalizm/faşizm/zorbalık, mücadelede el düşürerek veya el sıkarak ne geriletilebilir ve de hesapları bozulabilir. Sık sık söylediğimiz gibi dünyadaki paylaşım ve hegemonya savaşı, sermayenin gemi azıya alan hesap ve saldırganlığı, daha çok emperyalizm, daha çok faşizmdir; bu da daha çok kuralsızlık, seçimsizlik, hak gaspı, imkân gaspı, savaş ve işgal demektir.
Savaş yalnızca Ortadoğu’da değil dünyanın dört bir yanındadır. 2 milyar dolar harcanarak emperyalist planlamalara uygun bir kadro olarak Trump’ın seçilmesi bunun içindir. Arjantin’de “deli” Milei, İtalya’da Mussolini’nin torunu Meloni, Macaristan’da Orban bu nedenle yönetimdedir. Darbeyi ve faşizmi açıkça savunun Elon Musk bu nedenle Trump’ın fiili başkan yardımcısıdır.
Sorunlarımızı seçim bekleyerek, itirazı erteleyerek, iktidarla normallik veya helallik oyunu oynayarak, bir yerlerden kurtarıcı gelecekmiş gibi sorumluluktan kaçınarak çözemeyiz.
Bu nedenle bugün hiç vakit kaybetmeden, sürecin niteliğini kavrayan, mevcut çelişmeleri ve muhalif potansiyeli en geniş kapsayıcılık öngörüsüyle doğru okuyan bir yerden uygun araç ve yöntemlerle harekete geçilmelidir. Bu sorumluluk hepimizindir; sonuçlarıyla da hepimiz yüzleşeceğiz.
Devrimci Hareket
19 Mart 2025